Kimyasal tehlikeler; kimyasal savaş ajanları ile zehirli endüstriyel kimyasal maddelerin oluşturduğu tehlikelerdir.

Kimyasal Savaş Ajanları

Kimyasal özelliği nedeniyle öldürücü, yaralayıcı ve tahriş edici özellik gösteren, sis ve yangın meydana getiren katı, sıvı, gaz ve aerosol halindeki maddeler ile yapılan savaşa, kimyasal savaş denir.
Kimyasal savaşta amaç;

  • Korku, panik yaratmak,
  • Hedefi, etkisiz hale getirmek veya yok etmek,
  • Askeri veya sivil alt yapıları tahrip etmek veya kirletmektir.

Kimyasal Silahlar Sözleşmesini dünyada imzalamayan çok az ülke kalmıştır, Türkiye, 89. olarak 12 Mayıs 1997’de imzalamıştır.
Kimyasal savaş ajanları (silahlar) kişileri; öldürmek veya yaralamak suretiyle saf dışı bırakmak, besin kaynaklarını yok etmek, besin stoklarını kontamine etmek, ekonomik öneme sahip unsurları işlemez hale getirmek, teröre ve paniğe sebep olmak amacıyla kullanılan yüksek zehirleme potansiyeline sahip kimyasal maddelerdir. Ayrıca kimyasal savaş ajanları, kişilerin kapasitelerini bozarak etkisiz hale getirir; askeri ve sivil personeli koruyucu ekipman kullanmak zorunda bırakarak hareket kabiliyetini de azaltır.

Kimyasal savaş ajanlarının özellikleri

Kimyasal savaş ajanları; buhar, gaz ve aerosol halinde ise solunum yoluyla katı ve sıvı partiküller halinde ise deri yoluyla gıda maddelerine bulaşmış ise sindirim yoluyla vücuda alınır. Ajanlar, hedef bölgeye püskürtücü alet ya da sprey tankla sıvı veya aerosol şeklinde; top, roket veya torpido mermileri içinde, mayın, füze, uçak bombaları vb. ile ulaştırılabilir.
Kimyasal maddenin etkin bir şekilde kullanımı, özellikleri ile meteorolojik şartlara bağlıdır. Kimyasal maddenin etkinliğinin süresi; saldırıda kullanılan maddenin fiziksel karakterine, miktarına, silah sistemine, arazi yapısına, kimyasal maddenin nötralize edilme yeteneğine bağlıdır. Sıcaklık, rüzgâr, nem vb. meteorolojik olaylar ajanların performansını etkiler. Ajanların buharlaşması ve yayılması sıcaklık ve rüzgâr hızı ile artar. Yağmur ise bazı sıvı ajanların kontaminasyonunu yıkayabilir.

  • Üretimleri kolay ve ucuzdur.
  • Az miktarda bile çok etkilidir.
  • Zehirleme gücü çok yüksektir.
  • Renksiz, kokusuz, havadan ağırdır.
  • Yapıları kolaylıkla bozulmaz.
  • Kolay taşınır.
  • Kontrolü kolaydır.
  • Bütün klasik silahlarla atılabilir.
  • Havaya, suya ve kimyasal maddelere karşı dayanıklıdır.

Sinir Ajanları

Sinir ajanları, sinir sistemini etkileyerek kasları felce uğratır, solunum ve dolaşım sistemini durdurup ölüme neden olur: sıvı veya gaz halinde bulunur; renksiz ve kokusuzdur. Sinir ajanları, deri ve mukozayı tahriş etmediği için duyularla algılanması çok güçtür; solunum, sindirim ve deri yoluyla vücuda girer.

Sinir ajanı çeşitleri

  • Uçucu sinir ajanları (Tabun GA, Sarin GB, Soman GD)
  • Gaz halindedir ve solunum yoluyla vücuda girer.
  • Kalıcı sinir ajanları (VX, VR-55, Goman)

Son zamanlarda geliştirilmiş ve uçucu ajanlardan daha öldürücüdür. Gaz halinde solunum yoluyla, sıvı ise deriden 1-2 dk. içinde nüfuz ederek vücuda alınır. Gözlere bulaşma durumunda, özellikle sıvı buharlaşmalarda ölüm, hemen denecek kadar kısa sürede meydana gelir. Aşırı miktardaki sıvı ajan, normal kumaştan kolaylıkla geçer. Boya, plastik, kauçuk ve tahta gibi materyallere kolaylıkla işler. Daha sonra serbestleşip buhar halinde ortam ve kişiyi kontamine etmeye devam eder.

Sinir ajanlarının fizyolojik etkileri

  • Baş ağrısı, denge bozukluğu,
  • Şaşkınlık, uyuşukluk, güçsüzlük,
  • Aşırı terleme,
  • Sebepsiz ağız ve burun akıntısı,
  • Gözlerde sulanma, gözbebeklerinin küçülmesi (myozis) ve görme bulanıklığı,
  • Bronkospazm ve solunum güçlüğü,
  • Bradikardi,
  • Bulantı ve kusma,
  • Kaslarda seğirme, sebepsiz sıçrama, çırpınma,
  • Paralizi, koma ve ölüm görülür.

Sinir Ajanı Etkilerinde Acil Yardım

Ani etkileri nedeniyle acil tıbbi yardım ve tedavi çok hızlı yapılmalıdır. Hayatta kalmak için çok hızlı önlem alınması gerekir. Hastaya acil yardım uygulanmasının yanı sıra, sinir gazına maruz kaldığı takdirde, sağlık personeli de kendi kendine acil yardım uygular.

  • Sinir gazına maruz kalınacağı önceden biliniyorsa 8 saatte bir Pridostigmin tablet alınır. Sinir gazına maruz kalınca tablet alımı kesilir ve Atropin uygulamasına geçilir.
  • Sinir ajanlarının fizyolojik etkileri görüldüğünde, ilk bir dakika içinde IM Atropin yapılır. Kalçadan, uyluktan ve koldan uygulanabilir. En sağlıklısı kendi kendine uyluktan yapmaktır.
    • Otomatik Atropin enjektörünün gri renkli emniyet kapağı çıkarılır. Giysinin üzerinden uygulanacak bölgeye enjektörün ucu yerleştirilir.
    • Enjektör 3-4 kg’lık bir basınçla bastırılarak enjeksiyon yapılır. 10-15 dk beklenir. Belirtiler devam ediyorsa 2. ve 3. Atropin aynı ara ile kullanılır.

Kullanılan Atropin enjektörleri atılmaz, koruyucu elbisedeki cebin üst kapağına iğneler geçirilerek kıvrılır. Bir kişi için 3 Atropin kullanılır, daha fazlasına doktor karar vermelidir. Ağız kuruluğu ve taşikardi varsa başka Atropin kullanılmaz, tıbbi müdahale gerekir.

    • Atropin, sprey şeklinde de uygulanabilir. Atropin spreyini kullanmak için spreyin üst kapağı çıkarılır, burun deliğine veya ağza 1 kez basılarak uygulanır. 10-15 dk aralıklarla 3 kez kullanılır.

Sinir ajanına maruz kalındığından emin olmadıkça Atropin uygulanmamalıdır.

 



Otomatik Atropin enjektörünün kullanımı

  • Atropin uygulandıktan sonra kasları gevşetmek için 1 adet Diazepam tablet alınır.
  • Sinir gazı krizinde panzehir olarak 1 ampul IM Diazepam uygulanır.
  • Sıvı zerreciklerinin cilde temas ettiği yerler en geç 1 dk içerisinde silinmelidir. Silme işlemi yayılmaya neden olmayacak şekilde (çimdiklenircesine) silinmelidir.
  • Arındırma için cilt iyice silindikten sonra M 258 A1 cilt temizleme kiti, T-1 temizleme tozu ya da % 0.5 çamaşır suyu ile tüm vücut yıkanır. Bütün bunlar yoksa bol sabunlu su ile yıkanır, sonra % 95 etil alkol ile dezenfekte edilip sabunlu su ile tekrar yıkanır.
  • Sindirim yoluyla alınmışsa hasta kesinlikle kusturulmaz. Lavaj uygulanır, aktif kömür verilir ve solunum desteklenerek en kısa zamanda hastaneye nakledilir.
  • Sinir ajanı ile kirlenmiş elbise ve iç çamaşırlar, hemen çıkartılıp naylon torbaya konur ve torbanın ağzı kapatılır. Torba, en az 30 cm derinliğinde çukura gömülmelidir.

Yakıcı Ajanlar (Vezikanlar)

Yakıcı ajanlara, aynı zamanda kabarcık gazları da denir. Cildi, solunum organlarını, sindirim sistemini ve gözleri etkiler. Yakıcı gazlar, etkisini sinsice gösterir, etkileri uzun süre sonra ortaya çıkar. Genellikle sıvı ve buhar halinde bulunur. Temas edildiğinde cildi, gözleri ve solunum organlarını yakar ve içi 1-1.5 litre irin ve iltihap toplanmış derin yaralar açar. Bu yaralar öldürücü değildir; ancak iyileşmesi zordur ve uzun zaman alır. Yaralar tedavi edilmediği takdirde enfeksiyon nedeniyle ölüm meydana gelebilir. Yakıcı gazlar kalıcıdır ve rüzgâr altı tehlike mesafesi 10 km’dir. Bu gazların bir kısmı kokusuz; bir kısmı ise hardal, sarımsak, sardunya, bayır turpu, ıtır veya acı badem kokusundadır.
Yakıcı ajanlar Hardal, Mustard, Lewisite, Îperit ve Arsenik’tir. Hardal gazı, öldürücü ve kapasite bozucudur. Doku ile temas ettikten en geç 2 dk içerisinde penetre olur ve kalıcı doku hasarı (üst solunum yolu hasarı, kronik bronşit, akciğer kanseri vb.) oluşur. Geç etkileri, gözlerde hasar ve körlüktür.

Yakıcı ajanların fizyolojik etkileri

  • Gözlerde kızarıklık, sulanma, yanma ve iltihap, göz kapaklarında şişme, ışığa karşı duyarlılık,
  • Boğaz ve solunum yollarında iltihaplanma,
  • Öksürük ve boğulma hissi,
  • Deride kızarıklık ve yanma, deride veziküller,
  • Bulantı ve kusmadır.

Yakıcı ajanın ciltteki etkisi

Yakıcı Ajan Etkilerinde Acil Yardım

Yakıcı ajanlara karşı belli bir panzehir yoktur. Lewisite panzehiri olarak kullanılan Dimerkaprol (BAL, british anti lewisite) yan etkileri olduğundan pek tercih edilmez.

  • Arındırmada cilt temizliği için önce steril bir bezle çimdiklercesine sıvı damlacıkları alınıp bol sabunlu su ile yıkanır. Daha sonra % 2.5 Sodyum Tiyosülfat çözeltisi ile nötralizasyon sağlanır. Cilt temizliğinde M 258 A1 kiti, T-1 temizleme tozu, Fuller toprağı (alüminyum silikat) ya da çamaşır suyu da kullanılabilir. Ciltteki lezyonlar için yanık tedavisi uygulanır.
  • Göz kapakları, açık tutularak gözler 15 dk. süresince temiz bol su ile yıkanır. Daha sonra Sodyum Bikarbonat ile nötralizasyon sağlanır.
  • Solunum yolu ile alınmışsa 15 dk. içerisinde % 2.5 Sodyum Tiyosülfat buğusu yararlıdır. Gerekiyorsa % 100 oksijen verilir.
  • Sindirim yolu ile alındığında, hasta kusturulmaz; mide lavajı yapılır; 15 dk içerisinde 1-2 bardak su veya sütle seyreltilir.

Boğucu Gazlar (Akciğer İrritanları)

Boğucu gazlar, solunum yoluyla vücuda girip solunum yolları ve akciğerleri tahrip ederek etki gösterir. Akciğer ödemine yol açarak oksijen yetersizliğine bağlı ölüme neden olur.
Boğucu, gazlar Fosgen, Difosgen, Klorpikrin ve Klor gazıdır. Çok uçucu olan bu gazlar genellikle renksizdir.

Boğucu gazların fizyolojik etkileri

  • Burun ve boğazda tahriş ve akıntı,
  • Göğüste darlık ve solunum güçlüğü,
  • Öksürük ve hemoptizi,
  • Boğulma hissi,
  • Gözlerde yaşarma,
  • Siyanoz,
  • Bulantı ve kusma,
  • Hipotansiyon,
  • Akciğer ödemi ve solunum yetmezliği sonucu ölümdür.

Boğucu Gaz Etkilerinde Acil Yardım

Belli bir panzehiri yoktur. Koruyucu maske ile yeterli korunma sağlanır.

  • Gaza maruz kalan hastanın tüm vücudu 1dk içerisinde bol sabunlu su ile yıkanır.
  • Göz kirlenmiş ise gözler bol temiz su ile 5-15 dk süresince yıkanır.
  • Elbiseler kirli ise çıkarılıp havalandırılır.
  • Hastaya solunum desteği sağlanır, oksijen verilir.
  • Akciğer ödemi tehlikesine karşı hasta en kısa zamanda hastaneye nakledilir.
  • Akciğer ödeminin gelişmesi 24 saate kadar gecikebilir. Bilhassa Fosgen gazına maruz kalan hastalar iyi görünseler bile 4 saat kadar gözlem altında tutulmalıdır.
  • Doktor istemi ile ilaç (kodein, antitussif, bronkodilatatör, steroid) uygulaması yapılır.

Kargaşa Kontrol Gazları

Kargaşa kontrol gazları, ayaklanma ve illegal gösterilerde kullanılan geçici etkileri olan gazlardır. Bu maddeler kimyasal yapılarına göre adlandırılmakta ve çoğunlukla gaz bomba fişeği ve kapsüllerinin üzerinde harf kısaltmaları ile belirtilmektedirler. Sağlık etkileri çoğunlukla ortak olmakla birlikte gazın cinsine göre bazı belirtiler değişebilmekte ya da ön planda olabilmektedir.
Bu amaçla kullanılan maddeler çok çeşitlidir ancak üç ana grupta toplanmaktadır:

  • Göz yaşartıcı gazlar
  • Kusturucu gazlar
  • Aksırtıcı kimyasal gazlar

Göz yaşartıcılar

Göz, burun, ağız ve akciğerlerdeki mukoz zarlarını uyararak ağlama, hapşırma, öksürme, nefes almada zorlanma, gözlerde yanma, geçici körlük gibi etkilere sebep olur. Özellikle astım hastaları ya da geçirilmiş akciğer hastalığı olan yaşlı hastalarda gaza maruz kalım sonrası ölümler meydana gelebilmektedir ve ülkemizde de bu sebeple kayıt edilen ölümlü vakalar mevcuttur.
Toplumsal olaylarda Genellikle Göz Yaşartıcı olarak bilinen, Göz yaşartıcı gaz ve  biber gazı kullanılmaktadır. Göz yaşartıcı gaz (diğer adları CN, CS, DM) ve biber gazı (OC) kitleleri etkisiz hale getirmek, kişileri sindirmek amacıyla polisler ve askeri birlikler tarafından kullanılan kimyasal bileşiklerdir.
Gaz; deri, göz ve solunum yollarında ciddi düzeyde tahriş ve tahribat yaratır. Etkileri saniyeler içerisinde başlayarak bir saate kadar sürebilir. Deriden emilip sinir uçlarında biriktiğinden kişinin maddenin etkisinden kurtulması saatler alabilmektedir. Kullanılan maddeler Aşırı miktarda atıldıysa, kapalı ortamlarda kullanıldıysa ve kişiler gazla uzun süre temas etmek zorunda kalmışlarsa ve soluk alıp verme sayısı yüksek olan bireyler varsa sağlık etkilerinin daha yoğun olduğu belirtilmektedir. Kullanılan maddeler geç ortaya çıkan sağlık sorunlarına da yol açabilmektedirler. Yüksek miktarlarda ve uzamış temas nedeniyle sağlıkriskleri çok ciddidir ve ölüme bile yol açabileceği saptanmıştır.

Kusturucu gazlar

Genellikle katı haldedir, ısındıkça buharlaşır, yoğunlaşır ve zehirli aerosol oluşturur. Aynı zamanda zehirli diğer gazların tesirini artırmak amacıyla da kullanılır.

Kargaşa kontrol gazlarının fizyolojik etkileri

Etkiler, 30 dk kadar sürer ve geçer.

  • Gözlerden bol yaş gelmesi, geçici körlük,
  • Cilt ve burun içerisinde iğnelenme,
  • Şiddetli baş ağrısı,
  • Şiddetli hapşırma, öksürme
  • Boğazda acı (bir biberin yol açabileceği şiddetli acı),
  • Bulantı ve kusmadır.

Kargaşa Kontrol Gazı Etkilerinde Acil Yardım

  • Hastanın vücudunun açık kısımları kapatılır.
  • Hastalar, gaz ortamından uzaklaştırılarak açık ve temiz havada istirahat ettirilir. 5-10 dk. rüzgâra karşı gözler açık vaziyette tutulur.
  • Gözler ovuşturulmaz, en az 15 dakika bol su ile yıkanır. İrritasyon devam ederse lokal anestezikli pomat sürülebilir.
  • Gerekirse oksijen verilir.
  • Kirli cilt, bol sabunlu suyla yıkanır.
  • Yoğun gaz ortamında kirli elbiseler çıkartılır. Elbiseler mümkünse temizleyicilerle yıkanır, mümkün değilse birkaç gün havalandırılır.

Kan Zehirleyici Gazlar (Sistemik Etkili Gazlar)

Kan zehirleyici gazlar, vücut hücrelerinin kandaki oksijeni kullanmalarına engel olarak kan ve dokular arasında O2 ve CO2 değişimini bloke eder. Genellikle gaz veya buhar olarak atılır, solunum yoluyla vücuda girer. Etkileme hızı kısa, uçuculuğu yüksek ve gaz durumunda havadan hafiftir. Gaz halinde alınmasından birkaç saniye içinde ölüme neden olacak kadar hızlı tesirlidir. Sistemik etkili gazlar, Hidrojen Siyanür, Siyanojen Klorür, Karbonmonoksit ve Arsin’dir.

Kan zehirleyici gazların fizyolojik etkileri

  • Sersemleme, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi,
  • Yüzde kızarıklık, vücutta sıcaklık hissi,
  • Burun, boğaz ve solunum yollarında şiddetli acı,
  • Solunum güçlüğü ve boğulma hissi,
  • Taşikardi,
  • Bulantı ve kusmadır.

Kan Zehirleyici Gaz Etkilerinde Acil Yardım

  • Hasta, temiz havaya çıkarılır, rüzgâra karşı durulur.
  • % 100 oksijen verilir.
  • Cilt sabunlu bol sıcak suyla yıkanır.
  • Gözler etkilenmişse temiz bol su ile 10-15 dk yıkanır.
  • Sağ kalan fakat bilinçsiz şok halindeki hastaya 10 dk içerisinde damar yolu açılarak IV panzehir verilir. Panzehir olarak;
    • Amil Nitrit: Koklatma yoluyla uygulanır. En fazla 8 Amil Nitrit ampulu kırılarak koklatılır. Doz ayarlama zor olduğundan pek tercih edilmez.
    • Sodyum Nitrit: IV uygulanır. Üç beş dakikadan daha uzun sürede erişkinlere 10 ml, çocuklara hemoglobin düzeyine göre maksimum 10 ml verilir. Yeterli cevap 30 dakikada alınmazsa başlangıç dozunun yarısı tekrarlanır.
    • Sodyum Tiyosülfat: Akut siyanür zehirlenmelerinde 10-20 gün boyunca IV 20 ml % 25 Sodyum Tiyosülfat günde bir kez beş dakika süreyle uygulanır.
    • Dimetilaminofenol (4-DMAP) Hızlı methemoglobin oluşturması nedeniyle siyanür zehirlenmelerinde çok etkilidir. 4-DMAP IV yolla yavaşça uygulanır.

Dolaşım yetmezliği yoksa panzehir uygulamasının sonucu genellikle iyidir. Sağ kalan bilinçli olan fakat zehirlenme belirtileri gösteren hastalara da panzehir verilebilir. Kalp atışları devam ettiği sürece panzehir tedavisi etkin olur.

Uyuşturucu Gazlar (Saf Dışı Bırakan Gazlar)

Uyuşturucu Gazlar , merkezi sinir sistemini etkiler. Geçici olarak fizyolojik ve zihinsel faaliyetleri etkiler veya her iki etkiyi birden gösterir. Buhar veya aerosol halinde atılır. Solunum yoluyla vücuda girer. Zihni ve fizyolojik bozukluklar, felç, körlük, sağırlık ve akıl hastalıkları yapar.

Uyuşturucu gaz çeşitleri

  • MSS uyuşturucuları (BZ, kuinuklidinil banzilat)
  • MSS uyarıcıları (LSD)

Uyuşturucu gazların fizyolojik etkileri

  • Uyuşukluk, sersemleme, baş dönmesi,
  • Hayal görme, sayıklama,
  • Hipertansiyon,
  • Taşikardi,
  • Ağız ve ciltte kuruma,
  • Bulanık görme,
  • İdrar yapamama,
  • Kusma ve kabızlıktır.

Miktarı az olan uyuşturucu gazların alımında etkiler geçicidir. Ancak özellikle BZ’nin yüksek dozda alımı ciddi sorunlara yol açabilir.

Uyuşturucu Gaz Etkilerinde Acil Yardım

  • Bilinç kaybı veya koma durumu varsa solunumu rahatlatmak ve kusarak boğulmasını önlemek için koma pozisyonu verilir.
  • BZ ile ilgili en önemli sorun, sıcak çarpması ihtimalidir. Bunun sebebi, hastanın terleyememesidir. Ortam ısısı 22 oC’den fazla ise hastanın giysileri çıkartılır.
  • İdrar yapma güçlüğü olduğu için sıvı içecek verilmez veya çok az verilir.
  • Yatırmaya gerek olmayan kişide, direnme eğilimi vardır. Kendisine ve başkasına zarar vermesini önlemek için ayrı bir yere, mümkünse güvenli bir bölgeye yerleştirmelidir.
  • Bu kişilerin; varsa silahları, yanlarında bulunan sigara, kibrit, çakı ve ilaç gibi malzemeler alınır. Aksi halde kendisine ve çevresine zarar verebilir.

Bitki Öldürücü Ajanlar

Bitki öldürücü ajan (herbisit), bitkilerin büyümesini durduran ve öldüren ajandır. Amaç, bitki örtüsünü öldürerek düşmanın dayanma gücünü yıkmak ve besin depolarını yok etmektir. Bitki öldürücü ajanlar; Portakal Gazı, Dioksin, Kakodilik Asit vb. Vietnam savaşında Amerika, Portakal Gazı kullanmıştır.

Bitki öldürücü ajanların fizyolojik etkileri

  • Disfaji,
  • Diare,
  • Geçici karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğu,
  • Cilt teması ile nöropati,
  • Parestezi ve paralizidir.

Kimyasal Savaş Ajanlarından Korunma

  • Mümkünse gaz maskesi takılır, yoksa ağız ve burun, ıslatılmış bez arasına konulmuş ıslak pamukla kapatılır.
  • Kişinin üzerine gaz bulaşmışsa elbiseler çıkartılıp poşet içerisine koyulur. Poşetin ağzı kapatılıp temiz elbise giyilir.
  • Elbise dışında kalan çıplak deriye koruyucu merhem sürülür ya da pudra dökülür.
  • Önceden hazırlanmış olan sığınağa girilir. Sığınağa, kesinlikle kontamine elbise ile girilmez, değiştirilir.
  • Kapatılmış pencere ve kapı aralıkları, ek önlem olarak sulandırılmış çamaşır suyuna batırılmış bez ya da battaniye ile örtülür.
  • Gözlerde yanma varsa bu gaz sızıntısının belirtisidir. Gözler, bol suyla yıkanmalıdır.
  • Sızıntı olduğu tahmin edilen bölge, önce sulandırılmış çamaşır suyu ile daha sonra sabunlu su ile yıkanır.
  • Araç kullanılıyorsa pencere, kalorifer ve havalandırma sistemleri kesinlikle kapalı tutularak en hızlı şekilde sığınağa gidilir.
  • Radyo dinlenir ve açıklamaların gereği yapılarak tehlike geçinceye kadar beklenir.
  • Daha önce korumaya alınmayan yiyecekler yenmez.
  • Açık su kaynaklarındaki sular içilmez.
  • Alkol ve sigara içilmez.

 

Kimyasal savaş ajanına göre korunma düzeyi

Kimyasal Savaş Ajanı

Minimum Korunma Düzeyi

Bilinmeyen

A Düzeyi

Sinir ajanları

A Düzeyi (yüksek konsantre sinir ajanı zehirlenmesine yol açabilir)

Yakıcı ajanlar

A Düzeyi (fazla buhar kabarcıklara yol açabilir)

Boğucu Gazlar

B Düzeyi (A düzeyi kapalı bir alanda gerekebilir)

Kan Zehirleyici Gazlar

B Düzeyi (A düzeyi kapalı bir alanda gerekebilir)

 

Zehirli Endüstriyel Kimyasal Maddeler (ZEKM)

Endüstriyel kazalarda, zehirli endüstriyel kimyasal maddeler açığa çıkar. Herhangi bir yoldan nispeten yüksek dozda bir ya da birçok kez ardı ardına veya küçük dozlar halinde uzun süre organizmaya girdiğinde, anında, geçici veya kalıcı organizma bozuklukları oluşturan ya da ölüme yol açan, sanayide de kullanım alanı bulunan maddelere, zehirli endüstriyel kimyasal maddeler (ZEKM) denir.
Kimyasal savaş ajanları ile ZEKM arasında çok sayıda benzerlik bulunur. Aslında her ikisinin de temelinde aynı zehirleyici maddeler vardır. Örnek: Klorin, 1. Dünya savaşında kullanılmıştır. 1984 yılında Hindistan Bhopal’da tanktan sızan Metilizosiyanat, siyanür içeriklidir. Sinir gazları, tarımda kullanılan zirai mücadele ilaçlarının geliştirilmiş şeklidir.

ZEKM’in Fizyolojik Etkileri

ZEKM’de insan vücuduna solunum, sindirim, cilt ya da göz yoluyla girerek etkisini gösterir.

  • Kulak çınlaması,
  • Damarlarda fonksiyonel bozukluklar,
  • Nörolojik bozukluklar,
  • Dolaşım yetmezliği,
  • Hipoksemi,
  • Bayılma,
  • Paralizi,
  • Hematolojik bozukluklara neden olur.

KAYNAKLAR

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Acil Sağlık Hizmetleri, KİMYASAL BİYOLOJİK RADYASYON VE NÜKLEER (KBRN) TEHLİKELERDE ACİL YARDIM 725TTT154, Ankara 2011, Derlenerek hazırlanmıştır.